Bloga dön
10 Temmuz 20261 dk okuma

Ölçmeden yönetemezsiniz

Antrenman yükünü hisle değil, veriyle yönetmek neden fark yaratır, ve nereden başlanır.

Performans, iyi hissetmekle iyi gitmek arasındaki farkı bilmekle başlar. Antrenör gözü değerlidir; ama gözün gördüğü, yükün gerçekte ne olduğunu her zaman söylemez. Ölçmediğiniz bir şeyi tutarlı biçimde yönetemezsiniz.

Yük iki türlüdür

Antrenmanın yükünü iki katmanda düşünmek gerekir:

  • Dış yük, yapılan işin kendisi: mesafe, ağırlık, tekrar, hız.
  • İç yük, sporcunun bu işe verdiği yanıt: kalp hızı, algılanan zorluk, toparlanma.

Aynı dış yük iki sporcuda çok farklı iç yüke yol açar. Planı dış yüke göre kurup iç yükü izlemezseniz, birini hazırlarken diğerini yıpratırsınız.

Neyi ölçmeli

Karmaşık bir laboratuvara gerek yok. Tutarlı ve basit veriler, düzensiz ve zengin veriden daha kıymetlidir:

  1. Oturum başına algılanan zorluk (RPE) ve süre.
  2. Haftalık toplam yük ve ani sıçramalar.
  3. Basit bir toparlanma göstergesi, uyku, istirahat kalp hızı ya da kısa bir dikey sıçrama testi.

Amaç sporcuyu sayıya indirgemek değil; kararları tahminden çıkarıp gözleme dayandırmaktır.

Nereden başlanır

En sık hata, her şeyi aynı anda ölçmeye çalışıp ikinci hafta bırakmaktır. Bir metrik seçin, dört hafta tutarlı toplayın, sonra bir tane daha ekleyin. Ölçüm bir alışkanlık hâline geldiğinde plan da kanıta dayanmaya başlar.

Kanıta dayalı çalışmak, daha çok veri değil; doğru veriyi, doğru soruyla buluşturmaktır.

AntrenmanYük YönetimiPerformans